Ana sayfa » Startup/KOBİ » Start-up Nedir?
Startup/KOBİ

Start-up Nedir?

Hosting Fiyatları
Sending
User Review
3.57 (7 votes)

Günümüzde oldukça sık konuşulan bir kavram olan Start-up ilk olarak 2010 yılında Amerika’da ortaya çıkan ve sonrasında ise tüm dünyaya yayılan bir iş modeli akımıdır. Ülkemiz başlarda bu akımda geride kalsa da zamanla bu alandaki çalışmalarını arttırarak dünyaca ünlü start-up’lar çıkartmıştır. Örnek modellerine zaten yazımızın ilerleyen kısımlarında yer vereceğiz. Öncelikle Start-up nedir, girişimcilik nedir ve Start-up ile girişimcilik arasındaki farklar nedir bunları inceleyelim.

Sunduğu hizmete teknolojiyi kullanan ve paydaşlarına sunan, farklı ve çeşitli kitlelere hakim, sunduğu hizmeti kullanıcılara ulaştırarak kullanıcı ihtiyaçlarını gideren veya sunduğu hizmetler ile yeni bir ihtiyaç yaratan, sürekliliğe ve gelişmeye açık girişim fikirlerine Start-up denir.

En yalın Start-up tanımıyla kısa sürede fazla yol almaya çalışan şirketler olarak adlandırılır.

Start-up kavramı çoğu zaman girişimcilikle karıştırılır ancak girişimcilik ve start-up arasında oldukça belirgin farklar bulunmaktadır. Bu farklara geçmeden önce “Girişimcilik Nedir?” sorusunun yanıtını verelim.

Girişimcilik Nedir?

Girişimcilik, en basit tanımıyla kar elde etmek amacıyla riskler alarak problemleri çözmek için iş kurmaktır. Girişimcilik kavramında ortaya yeni bir ürün veya fikir atılması beklenmez. Mevcut tüketici ihtiyaçları belirlenir ve bu ihtiyaçlara göre hali hazırda bulunan çözümler değiştirilerek veya geliştirilerek kar amacıyla kullanıcılara ve tüketicilere satılır.

Girişimcilik vs. Start-up Arasındaki Farklar Nelerdir?

Problemlere bakış açıları farklıdır. Girişimler zaten çözümü olan bir sorunu günümüze göre yeniden yapılandırır.  Start-up ise çözümü henüz bulunamayan problemlere çözüm bulma odaklı çalışır. Bunun için Ar-Ge çalışmaları yapar.

Her girişim ufak da olsa bir risk barındırır ama girişimlerin bu risk oranı oldukça düşüktür. Çünkü girişimciler çözüm üretilmiş problemler üzerinden ilerlerler. Start-up akımında ise risk oranı oldukça yüksektir. Çünkü çözmeye çalıştıkları problem üzerine yapılmış herhangi bir örnek olmaz ya da denenen projeler çok da başarılı olamayabilir.

Girişimcilik ile Start-up arasındaki bir diğer fark ise kar amacı güdülüp güdülmediğidir. Geleneksel girişimlerin kuruluşu zaten kar amacı elde etmektir. Yeni nesil girişimler ise kar amacı gütmez genellikle farkındalık yaratmayı amaçlar. Ürünlerin satışından ya da çeşitli etkinlik ve bağışlardan elde ettikleri kar oranını yine farkındalık yaratacak bir konu için harcarlar.

Girişimciler her ne kadar günümüze uyarlamaya çalışsalar da iş modellerinde çok bir farklılık ortaya koyamazlar ancak yeni nesil girişimciler yenilikçi fikirlere açık, çağın gerektirdiği hız ve değişikliklere uyumludur.

Girişim ve Start-up arasındaki temel farklardan biri de hitap ettiği alanlardır. Geleneksel girişimciler genelde bölgesel girişimciliği benimserken yeni nesil girişimciler ülke ve dünya çapına hitap etmeyi hedeflerler. Geleneksel girişimciler için bulundukları bölgenin tüketim alışkanlıkları ve kültür yapısı önem arz ederken yeni nesil girişimcilerin ürün ve hizmet yelpazesi oldukça geniştir ülkenin ya da dünyanın ortak bir sorununa çözüm bulmayı amaçlarlar.

Örneğin; yeni bir pizza dükkanı açmak bir girişim olarak ifade edilebilir ancak kesinlikle bir start-up değildir çünkü Türkiye’de kurulan bir start-up’ın Avrupa ya da Amerika gibi yurtdışı faaliyetleri de gösterebilmesi gerekir. Bu sebeple ilerleyen zamanlarda yeni şubeleri açılsa bile bir pizza dükkanı Start-up değil girişim olarak kabul edilir.

Hangi Alanlarda Start-Up Şirketler Bulunur?

Her ne kadar start-up denildiğine aklımıza teknoloji ve yazılım alanında faaliyet gösteren şirketler gelse de start-up şirketleri sadece bu alanlar ile sınırlı kalmaz. Finans teknolojileri, pazarlama, tasarım, mimarlık alanlarında da teknoloji ile kullanıcının ihtiyaçlarına yönelik ürünler üreten start-up şirketleri bulunmaktadır.

Türkiye’nin En Başarılı Start-up Projeleri Nelerdir?

Insider

Insider, dünyanın önde gelen markalarına kullanılabilir veriler oluşturarak pazarlama teknolojilerini geliştirme konusunda yardım olmaktadır. Insider sistemi ile bir müşterinin 7 gün içindeki ürünleri satın alma eğilimleri hesaplanır. Bu raporlar 30 günlük olarak incelenerek, her gün için yeni satın alınma rekoru belirlenir. Bu şekilde müşterilerin ürünleri satın alma eğilimleri raporlanarak ürün satışı konusunda artış sağlanmış olur.

Paraşüt

Bir şirketin gelişebilmesi için bütçe kontrolü ve ön muhasebe işlemi oldukça önemlidir. Paraşüt uygulaması finansal konularda yardımcı olmak ve şirketin kontrollerini arttırabilmek için kurulmuştur. Paraşüt sistemi fatura takibi, cari hesap takibi, gelir gider takibi, raporlama, E-fatura, online tahsilat, stok takibi gibi birçok alanda şirketlere yardımcı olmaktadır.

Onedio

Orta Doğu Teknik Üniversitesi içerisinde yer alan bir kuluçka merkezinden çıkarak 2012 yılından beri hizmet veren ve çeşitli içerikler yayınlayan Onedio kendisini ‘Türkiye’nin ilk ve tek sosyal içerik platformu’ olarak tanımlamaktadır.

Iyzico

Yerli ödeme sistemi olarak tanınan iyzico uygulamasını kullanan şirketlerden bazıları Zara, Samsung, Sahibinden.com, Modanisa, Onedio ve Atlas Global’dir. Kolay entegrasyon ile güvenli ödeme yöntemi olan iyzico, sadece ticari yatırımlar yapmakla kalmayarak bazı kuluçka merkezleri ile anlaşmalar yapmıştır. Bu şekilde yeni girişimcilere destek olmaktadır.

Sinemania

Ülkemizde sinema kültürü gelişmiş olduğu için çok fazla film seansları bulunmaktadır. Sinemia ile sinema seanslarının saatleri ya da bilet fiyatlarına kolayca ulaşılabiliyor. Ayrıca Sinemia sinemaya sık sık gidenler için avantajlı fiyatlar da sunabiliyor.

Connected2me

Yerli bir yapım olan Connected2me uygulaması ile insanlar karşısında bulunan kişinin kimliğini görmeden sohbet etme fırsatı buluyor. Connected2me yapımcılarına göre karşındakinin kim olduğunu bilmeden konuşmak çok daha eğlenceli.

Scorp

Kendisini dünyanın en samimi sosyal medyası olarak tanıtan Scorp uygulaması, içerisinde çeşit çeşit sorular barındıran ve bu sorular hakkında insanların fikirlerini belirlemektedir.

Getir

Nazım Salur’un projesi olan Getir uygulaması İOS ve Android telefonlar üzerinden sipariş verilerek istenilen ürünlerin kapıya kadar getirilmesi hizmetini veriyor. Bu uygulama sayesinde oyuncaktan giyime, kişisel bakım ürünlerinden yiyeceğe her alanda ve anında ürün sipariş verilebiliyor. Henüz bütün Türkiye’de faaliyete geçmeyen uygulama özellikle büyükşehirlerde aktif bir şekilde kullanılıyor.

Birbilenesor

Özellikle üniversite sınavına hazırlanan lise öğrencileri başta olmak üzere tüm öğrenciler için geliştirilen bu uygulamada, çözülemeyen sorular başkaları ile paylaşılabiliyor ve çözümü hakkında bilgi sahibi olunabiliyor.

Gardrops

İkinci el, az kullanılmış, yeni ama giyilmeyen tüm kıyafet ve eşyaları satabilme olanağı tanıyan bu uygulama sayesinde dolapta bekleyen tüm kıyafetleri nakite çevirebilirsiniz.

Dünya’daki En Başarılı Start-Up Projeleri Nelerdir?

Uber

2009 yılında kurulan ve bir araç çağırma uygulaması olan Uber’in şimdiye kadar ki en büyük yatırımı aldığı iddia ediliyor. Günümüzde Türkiye’de yasaklanan uygulama ile araç sahipleri kendilerine ek gelir yaratma şansına sahip iken, müşteriler de şoför bilgisi, mesafe ve ücret bilgisini online olarak görerek güvenli kullanım sağlamaktadır.

Xiaomi

Bir akıllı telefon üreticisi olan Xiaomi uygun fiyatlı ancak iyi özelliklere sahip telefonları ile öne çıkmaktadır. Çin’in ve dünyanın en değerli start-up şirketleri arasında bulunan şirket, aldığı yatırımlarla büyüme eğiliminde. Sadece cep telefonu değil, ürettiği birçok teknolojik cihazlar ile uygun fiyatlı çözümler sunmaktadır.

Airbnb

2014 yılında ‘Yılın Şirketi’ seçilen Airbnb kısa dönemli ev kiralamak için kurulan bir uygulamadır. Sizi direkt olarak ev sahibi ile bir araya getirerek evin tamamını ya da bir odasını kiralamanıza yardımcı olur. Kullanıcılar burada ev veya odalarını kiralayarak kendilerine ek gelir elde edebilir veya birkaç günlük ziyaret için gittiği bir ülkede çok uygun fiyatlara bölgenin yerlisi insanların yanında konaklayarak o bölge insanının kültürünü de yakından tanıma şansına sahip olabilir.

Palantir

Silikon Vadisi’nde kurulan Palantir Peter Thiel tarafından kullanılan özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin güvenlik kuvvetleri için gereken tüm yazılımları üreten bir şirkettir. En değerli ve büyük yatırımları alan şirketlerden biridir.

Snapchat

2011 yılında Evan Spiegel tarafından kurulan Snapchat, kullanıcıların fotoğraf ve video çekerek bunların üzerine not ekleme imkanlarının olduğu bir uygulamadır. Gönderilmek istenen fotoğraf ya da video belirli bir süreliğine paylaşılır.

Didi Chuxing

Uber benzeri bir araç ya da taksi kiralama servisi olan Didi Chuxing Çin’de hizmet vermektedir.

Flipcart

Alibaba, Amazon gibi ünlü E-ticaret sitelerinin modelini gerçekleştirerek hızlı bir değer kazanan Flipcart Hindistan’ın en önemli E-ticaret şirketidir.

Spacex

Tesla adlı otomotiv şirketinin ve Paypal servisinin kurucusu olan Elon Musk tarafından hayata geçirilen Spacex, uzay nakliye ve araştırmaları alanında faaliyet gösteren merkezi Kaliforniya eyaletindeki Hawthorne şehrinde bulunan bir şirkettir.

Pinterest

Adını pin ve interest kelimelerinden alan bu uygulama görsel ağırlıklı bir sosyal paylaşım sitedir. İlgi alanlarınıza yönelik haberleri gelişmeleri takip edebilir, kendinize uygun görselleri bularak oluşturduğunuz panolara iğneleyebilirsiniz.

Dropbox

2 GB’a kadar ücretsiz depolama alanı sunan, bulut tabanlı bir yazılım olan Dropbox, bilgisayar harici akıllı telefonlar için de kullanılabilir bir uygulama olduğundan bugün 25 milyondan fazla kullanıcının tercih ettiği bir program haline gelmiştir. Ücret vererek depolama kapasitesini arttırabilirsiniz.

Startup Nasıl Kurulur?

Dünyada her insanın bir fikri olabilir ancak bu fikirlerin hayata geçirilmesi her zaman çok kolay olmamaktadır. Bir fikri zaman içerisinde bir plan yaparak uygulamak oldukça sabır ve emek isteyen bir iştir.

Her başarılı start-up projesinin belirli aşamalardan geçer. Bu aşamalardan ilki çevrenizdeki eksikleri görmektir. Uber’den önce taksi yolculukları pek de keyifli değildi ya da SpaceX’ten önce insanlar uzayla daha az ilgilenirdi. Başarılı olan her start-up projesinin ilk aşaması dünyadaki eksik şeyleri farkedebilmektir.

Bulduğunuz düşünceleri bir kağıda dökerek devam etmelisiniz. Ne kadar zeki olursanız olun, kafanız karışabilir bu sebeple düşündüklerinizi hatırlamakta zorlanabilirsiniz.

Prototip yapın. Kağıda geçirmiş bile olsanız düşüncelerinizi unutabilirsiniz. Unutmadıklarınız sadece prototipini yaptıklarınız olacaktır. Eğer imkanı varsa düşüncelerinizi tasarlayın ve bir obje haline getirin. Onları sadece düşünce olmaktan kurtaracak her yolu deneyin. Çoğu insan bu aşamada vazgeçmektedir. Siz pes etmeyin.

Dizayn ettiğiniz prototipi 100 farklı insana gösterin. İsterseniz daha fazla insana da gösterebilirsiniz. Sonuçta önemli olan projeniz için düşünce genişliğini görebilmek. Edindiğiniz geri bildirimler projenizi çok daha üst seviyelere taşıyabilir.

Üzerinden kontrol edin ve tekrar denemekten korkmayın. Girişimciler ilk denemede başarılı olsa da bu sizin için geçerli olmayabilir. Her şeyi en baştan yapmaya hazırlıklı olun.

Hazırladığınız prototipten emin olduğunuzda ya da sizin için bir anlam ifade etmeye başladığında hayatını bu projeye harcayabilecek kurucu bir ortak bulmalısınız.

Sırada kolay bir adım var. Şirketinizin resmileşebilmesi için bir avukat tutun ve ortağınıza elinden gelenin en iyisini yapabileceği kadar hisse verin.

Eğer ilk versiyonu hayata geçirecek kadar paranız yoksa bir yatırımcı bulmalısınız. Projenizi hayata geçirmeye devam edin her ne kadar bazı start-uplar yatırım alsa da bu sizin de alacağınız anlamına gelmeyebilir. Kötü ihtimalleri de düşünerek ürününüzü hayata geçirmelisiniz.

Ürününüzü satışa sunun ve kullanıcılarınızı takip ederek olumlu olumsuz tüm görüşleri göz önünde bulundurun. Eksikleri ya da geliştirilecek yönleri düzelterek tekrar satışa sunun. Tek bir kişi dahi alsa doğru yolda unutmayın. 1000 kullanıcıya ulaşabilirseniz bu ürününüzün tüm zayıf noktalarını belirlemenize yardımcı olur.

Büyüyün. Paul Graham start-up şirketlerinin haftada en az %5 büyümesi gerektiğini söylüyor. Eğer bu büyüme seviyesini sabit bir şekilde tutabilirseniz 4 yıl içerisinde 25 milyon kullanıcıya ulaşabilirsiniz.

Başarının sizin için ne ifade ettiğini ya da başarılı olmak için neler gerektiğini düşünün.  Bu aşamada ister şirketinizi halka açın ister başka bir şirkete satın. Eğer yatırımcılarınızı çok daha büyük para akışlarının geleceğine ikna edebilirseniz yolunuza devam da edebilirsiniz. Sonuçta WebVan halka açılmıştı ancak kısa bir sürede ortadan kayboldu. Siz kurduğunuz start-up projeniz ile dünyada nasıl bir iz bırakmak istediğinizi düşünün ve ona göre hareket edin.

Bu içeriğimizde sizler için “Start-up Nedir?” içeriğini anlatmaya çalıştık. Siz de eksik kalan kısımları veya sorularınızı yorum olarak ileterek içeriğimizin zenginleşmesine yardımcı olabilirsiniz.

Domain Sorgulama