Zero Trust (Sıfır Güven) Güvenlik Modeli Nedir? Avantajları Nelerdir? İşletmeler Nasıl Önlemler Almalıdır?

Zero Trust (Sıfır Güven) Güvenlik Modeli Nedir? Avantajları Nelerdir? İşletmeler Nasıl Önlemler Almalıdır?
Hosting Fiyatları

Zero Trust, ABD Savunma Bakanlığı tarafından resmi olarak onaylanmış askeri düzeyde bir güvenlik modelidir. Kimseye güvenmeyen bir güvenlik paradigmasıdır ve hiçbir nihai izin vermez ve her kurumsal düzeyde potansiyel tehditlere karşı sürekli tarama yapar.

Sınırsız bağlantı, uzaktan çalışma ve sınır ötesi işbirliği, güvenli ve güvensiz iş ortamları arasındaki çizgileri bulanıklaştırdığı için şirketler Zero Trust güvenliğini operasyonları için gerekli bulur.

Zero Trust (Sıfır Güven) Nedir?

Zero Trust (Sıfır Güven) Nedir?
Kaynak: geeksforgeek

Zero Trust yani Sıfır Güven, geleneksel, çevre tabanlı savunmalardan uzaklaşan bir güvenlik modelidir. Bunun yerine, bir işletmenin içindeki ve dışındaki herkese kısa aralıklı kimlik doğrulama ve en az ayrıcalıklı yetkilendirme uygular.

Zero Trust, kasıtlı olsun ya da olmasın, işletme içindeki her kişinin potansiyel bir saldırı vektörü olabileceğini savunur. 

Zero Trust’ın tüm avantajları tek bir ifadede özetlenebilir: siber tehditlere karşı maksimum bağışıklık ve siber tehditlerin gerçekleşmesi halinde minimum sonuç. Tüm Sıfır Güven ilkeleri ve teknolojileri bu tek hedef doğrultusunda çalışır.

Zero Trust Temelleri

Zero Trust güvenliği aşağıdaki ana temellere dayanır:

  • Sürekli izleme ve doğrulama: Tüm kaynaklar varsayılan olarak kilitlidir. Erişim belirteçlerinin süresi hızla dolar ve kullanıcıları kısa süreli aralıklarla kimlik bilgilerini yeniden girmeye zorlar.
  • En az ayrıcalıklı erişim: Kullanıcılar yalnızca bir kaynak üzerinde görevlerini yerine getirmelerini sağlayacak ölçüde yetkilendirilir.
  • Cihaz erişim kontrolü: Güvenlik taraması sadece kullanıcılar için değil, ağa bağlanmaya çalışan makineler için de geçerlidir.
  • Mikro segmentasyon: Tüm kaynaklar segmentlere ayrılır, böylece herhangi bir güvenlik ihlali kuruluşun varlıklarının yalnızca küçük ve yönetilebilir bir bölümünü etkiler.
  • Yanal hareketi engelleme: Tüm erişim kısa süreli, en az ayrıcalıklı ve bölümlere ayrılmış olduğundan, bilgisayar korsanları artık ağa girdikten sonra serbestçe dolaşamazlar.
  • Çok faktörlü kimlik doğrulama: Kullanıcılar kimlikleri için birden fazla kanıt sunmalıdır; örneğin şifreler ve SMS kodları.

Zero Trust Modeli Nasıl Çalışır?

Zero Trust Modeli Nasıl Çalışır?
Kaynak: skyflow

Zero trust, sürekli doğrulama ve izleme gerektirir. Çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA), kimlik tabanlı erişim kontrolü, mikro segmentasyon, sağlam uç nokta güvenliği ve kullanıcı davranışı ile cihaz sağlığının sürekli izlenmesi gibi teknoloji ve tekniklere dayanır.

Bu unsurları bir araya getiren zero trust, erişimin statik kimlik bilgileri veya ağ konumunun varsayılan güveni yerine yalnızca gerçek zamanlı güven değerlendirmesine dayalı olarak verilmesini sağlar. Sıfır güven modeli, bir ihlalin halihazırda gerçekleştiği veya gerçekleşeceği ve bu nedenle herhangi bir kullanıcıya hiçbir zaman kurumsal çevrede tek bir doğrulamaya dayalı olarak hassas bilgilere erişim izni verilmemesi gerektiği varsayımıyla çalışır.

Sıfır güven, her kullanıcının, cihazın ve uygulamanın sürekli olarak doğrulanmasını gerektirir. Sıfır güven güvenlik stratejisi, tam görünürlük sağlamak için çok çeşitli verilere dayanarak her bağlantının ve ağ akışının kimliğini doğrular ve yetkilendirir.

Siber saldırıların büyük çoğunluğu geleneksel olarak bir ağ içinde meşru, tehlikeye atılmış kimlik bilgilerinin kullanılmasını veya kötüye kullanılmasını içerir. Bir ağın çevresine girdikten sonra, bilgisayar korsanları sistemler arasında tahribat yaratabilir. Buluta geçiş ve uzaktan çalışma ortamlarının hızla büyümesiyle birlikte sıfır güven, eski bir güvenlik modelinin evrimini temsil etmektedir.

Zero Trust (Sıfır Güven) Güvenlik Modeli Avantajları

Zero trust stratejileri, gelişmiş üretkenlik, daha iyi son kullanıcı deneyimleri, azaltılmış BT maliyetleri, daha esnek erişim ve elbette önemli ölçüde geliştirilmiş güvenlik dahil olmak üzere birçok avntaj sağlayabilir. 

Sıfır güveni benimsemek işletmelere aşağıdakileri sunar:

1. Geliştirilmiş güvenlik duruşu

Temel olarak erişimi sürekli olarak doğrulayarak ve izleyerek, sıfır güven hem saldırı yüzeyini hem de yetkisiz erişim riskini azaltır ve geleneksel çevre odaklı korumalarda bulunan güvenlik açıklarını ortadan kaldırır.

2. Veri ihlallerine daha az maruz kalma

Sıfır güvenin en az ayrıcalık ilkesi ve granüler erişim kontrolleri, kullanıcı erişim haklarını sınırlandırarak veri ihlalleri, yanal hareket ve içeriden saldırı olasılığını azaltır.

3. Gelişmiş görünürlük ve kontrol

Zero trust, işletmelere kullanıcı davranışı, cihaz sağlığı ve ağ trafiği hakkında kesin ve gerçek zamanlı görünürlük sağlar.

4. Hızlı yanıt

Sıfır güven, daha hızlı tehdit tespit ve müdahale sağlar.

5. Hasar azaltma

Zero trust, mikro segmentasyon yoluyla ihlalleri daha küçük alanlarla sınırlandırarak, siber saldırılar gerçekleştiğinde hasarı en aza indirir ve kurtarma maliyetini düşürür.

6. Azaltılmış risk ve etki

Sıfır güven, birden fazla kimlik doğrulama faktörü gerektirerek kimlik avı saldırılarından ve kullanıcı kimlik bilgilerinin çalınmasından kaynaklanan etkiyi azaltır. Gelişmiş doğrulama, güvenliği ve güncellemesi zor olan IoT cihazları da dahil olmak üzere savunmasız cihazların oluşturduğu riski azaltır.

Sıfır Güven Modelini Kullanmanın Zorlukları

Zero trust önemli güvenlik avantajları sunarken, benimsenmesi zorluklar içerir. Bunlar aşağıdaki şekildedir:

1. Eski altyapı

Eski sistemlere sahip işletmeler, sıfır güven ilkelerini mevcut ağ mimarilerine entegre etmekte zorlanabilir. Eski sistemler, granüler erişim kontrolleri ve sürekli izleme uygulamak için gerekli yeteneklerden yoksun olabilir. Örtük güven üzerine inşa edilmiş altyapıların sıfır güven ilkeleriyle uyumlu hale getirilmesi yatırım gerektirecektir.

2. Kullanıcı deneyimi

Güçlü kimlik doğrulama önlemleri ve erişim kontrolleri uygulamak kullanıcı deneyimini etkileyebilir. Sıfır güvene sorunsuz bir geçiş sağlamak için işletmelerin güvenlik ihtiyaçları ile kullanılabilirlik gereksinimleri arasında bir denge kurması gerekir.

3. Kültürel değişiklikler

Zero trust, kurum kültüründe bir değişim gerektirir. Modası geçmiş “güven ama doğrula” prosedürlerinden uzaklaşma, daha izin verici erişim politikalarına alışkın kullanıcıların direnciyle karşılaşabilir. Sıfır güven ancak üst düzey liderlik, BT personeli, veri ve sistem sahipleri ve kurum genelindeki kullanıcıların katılımı, işbirliği ve tam katılımı ile benimsenebilir.

Zero Trust Modeli Hangi Durumlarda Uygulanır?

Zero Trust Modeli Hangi Durumlarda Uygulanır?

Zero trust stratejisi çoğu işletmenin kendine özgü ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde uyarlanabilir. Sıfır güven sektörler arasında ilgi gördükçe, potansiyel kullanım alanlarının sayısı da artmaya devam etmektedir. 

Aşağıdaki listede zero trust kullanım durumlarına birkaç örnek bulabilirsiniz:

1. Uzaktan çalışan işgücünün güvenliğinin sağlanması

Uzaktan çalışma düzenlemelerindeki büyük artışla birlikte sıfır güven, işletmelerin potansiyel olarak güvenilmeyen ağlardan ve cihazlardan kurumsal kaynaklara erişimi güvence altına almasına yardımcı olur.

2. Bulut ve çoklu bulut ortamları

Sıfır güven, bulut tabanlı uygulamaları ve altyapıyı güvence altına almak için çok uygundur ve yalnızca yetkili kullanıcıların ve cihazların kritik bulut kaynaklarına erişmesini sağlar.

3. Ayrıcalıklı erişim yönetimi

Sıfır güven ilkeleri özellikle ayrıcalıklı erişimin yönetilmesi ve ayrıcalıklı hesaplarla ilişkili risklerin azaltılması için uygundur.

4. Üçüncü tarafları ve yeni çalışanları hızla işe alma

Sıfır güven, dahili BT ekipleri tarafından yönetilmeyen dış cihazları kullanan harici taraflara kısıtlı ve en az ayrıcalıklı erişimi genişletmeyi kolaylaştırır.

Zero Trust, Ayrıcalıklı Erişim Yönetimi (PAM) ile Nasıl Uygulanır?

Sıfır Güven, ağdaki kullanıcı/hesap ayrıcalıklarının veya izinlerinin en aza indirildiği, erişimlerinin kontrollü bir şekilde yönetildiği ve faaliyetlerinin kayıt altına alındığı bir modeldir. Bu, kullanıcıların ağ üzerindeki faaliyetlerini denetlemek ve anlamak için otomatik bir sisteme ihtiyaç yaratır. Bu anlamda Ayrıcalıklı Erişim Yönetimi (PAM), işletmenizdeki BT ekiplerinin Sıfır Güven modeli dahilinde en iyi şekilde oluşturulmasına ve güvenliğin artırılmasına yardımcı olur.

Peki Sıfır Güven ilkesine göre işletmenizde Ayrıcalıklı Erişim Yönetimini nasıl uygulayabilirsiniz:

1. Yetkili girişleri kontrol edin

Yetkili girişlerde ayrıcalıklı hesapların faaliyetlerini izleyebilir ve kaydedebilirsiniz. Bu, hassas verilere erişimin ilk adımıdır. Ayrıcalıklı oturum yöneticisi sayesinde anomalileri takip edebilir ve şüpheli aktivitelere gerçek zamanlı olarak müdahale edebilirsiniz. Bu şekilde Sıfır Güven modelinin katmanlı yetkilendirme yönetimini kurmanın ilk adımını atmış olursunuz.

2. Ayrıcalıklı kullanıcıları doğrulayın

Çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) çözümü kullanarak işletmenizin hassas verilerine erişen ayrıcalıklı hesapları doğrulayabilirsiniz. Tek kullanımlık (OTP) ve karmaşık parolaların kullanımı ile parolaların paylaşılmasını engelleyebilirsiniz. Ayrıcalıklı hesapların faaliyetlerini takip ederek ve çok katmanlı bir savunma mekanizması oluşturarak Sıfır Güven yönteminin erişim yönetimi politikalarına uyum sağlayabilirsiniz.

3. Parolaları güvende tutun

Ayrıcalıklı kullanıcıların bu verilere erişmek için kullandıkları parolaları bir parola kasasında tutarak hassas verilerin depolandığı ortamlara girişleri kontrol edebilirsiniz. Ayrıca hassas verilere erişimi, kullanıcıların istediği zaman erişim vermek yerine, yalnızca seçtiğinizde veya kişiselleştirebileceğiniz koşullar altında erişim vererek yönetebilirsiniz. Bu, Sıfır Güven modelinin günlük tutma ve izleme gereksinimlerini karşılamanıza yardımcı olabilir.

4. Verilerinizi maskeleyin

Gerçek verilerinizi ayrıcalıklı hesaplara, uygulamalara ve üçüncü taraflara karşı maskeleyebilir veya gerçek verilerinizde herhangi bir değişiklik yapmak zorunda kalmadan hayali verilerle çalışmalarını sağlayabilirsiniz. Veri maskeleme ile veri gizliliğini en üst düzeye çıkarabilir ve aynı zamanda ayrıcalıklı hesapların faaliyetlerini sınırlandıran Sıfır Güven koşulunu karşılayabilirsiniz.

5. En az ayrıcalık ilkesini uygulayın

Bir bilgi güvencesi yöntemi olarak, ayrıcalıklı hesapların bir PAM çözümünün sunduğu çeşitli yetkilendirme düzeylerini kullanarak gerekli en az bilgi ve beceriyle görevlerini yerine getirmelerini sağlayan “En Az Ayrıcalık” ilkesini uygulayın. Bu, Sıfır Güven’in çok seviyeli yetkilendirme ve çok katmanlı erişim yönetimi gibi diğer gerekliliklerini yerine getirmenizi sağlar.

6. Her adımı izleyin ve takip edin

Sıfır Güven modelinin tüm gereksinimlerini içeren bir PAM çözümü, işletmelere kimlik ve bilgi hırsızlığını ve ayrıcalıklı hesapların kötüye kullanılmasını önleme ve sistemdeki tüm etkinliklerin günlüğünü tutarak şüpheli etkinlikleri izleme fırsatı sunar.

İşletmeler Neden Zero Trust Güvenliği İhtiyaç Duyar?

Aşağıdaki bir işletmenin zero trust güvenliğine neden ihtiyaç duyduğuna dair bir liste bulabilirsiniz:

1. Çevre Tabanlı Güvenlik Gelişen İşletmelerde Etkisizdir

İşletmelerin iş yapma ve dijital teknolojileri kullanma biçimleri sürekli olarak ve giderek artan bir hızla değişmektedir. Bu dijital dönüşümler, geleneksel çevre tabanlı siber güvenlik modellerini etkisiz ve alakasız hale getirir, çünkü artık güvenlik uygulamasının kapsamını çevre belirlemez.

Yalnızca zero trust güvenliği, bir ağ içindeki her noktada erişim taleplerini doğrulamak ve onaylamak için mikro düzeyde bir yaklaşım benimser. En az ayrıcalık kavramı, hiç kimsenin tüm sisteme sınırsız erişime sahip olamayacağı anlamına gelir. Bunun yerine, ağın farklı bölümlerine erişim sağlamak için her talebin sürekli olarak izlenmesi ve doğrulanması gerekir. Bir ihlal meydana gelirse, mikro bölümlendirme bir bilgisayar korsanın neden olabileceği hasarı en aza indirir.

2. İnternet Ağı Güvensiz Bir Ağdır

Uygulamalar ve iş yükleri buluta taşındı ve kullanıcılar bunlara artık uzaktan erişmektedir. Bu, ağın artık güvenli bir kurumsal ağ olmadığı anlamına gelir. Çoğu işletme tarafından bilgisayar korsanlarını dışarıda tutmak için kullanılan ağ çevresi güvenliği ve görünürlük çözümleri artık yeterince pratik veya sağlam değildir. Örtük güven kavramı artık etkili değildir.

Sıfır güven, ister veri merkezlerinde ister bulutta olsun, ağ içinde tam görünürlük sunarak en az ayrıcalık ve “her zaman doğrula” ilkelerini kullanır.

3. Herkesin Her Şeye Erişimi Olmamalı

İşletmelerin kritik işlerini yürütme biçimleri ve temel işlevleri yerine getirmek için güvendikleri kişiler değişti. Ağ kullanıcıları artık sadece çalışanlar ve müşteriler değildir. Bir işletmenin uygulamalarına ve altyapısına erişen birçok kullanıcı, bir sisteme hizmet veren satıcılar, tedarikçiler veya iş ortakları olabilir.

Çalışan olmayan bu kişilerin hiçbirinin tüm uygulamalara, altyapıya veya iş verilerine erişmesi gerekmez veya olmamalıdır. Çalışanlar bile bazı özel işlevler yerine getirir ve bu nedenle tam ağ erişimine ihtiyaç duymazlar. İyi uygulanan bir sıfır güven stratejisi, temel güven boyutlarına dayalı olarak kimliği doğrulanmış erişime izin verir. Bu, işletmelerin yüksek ayrıcalıklara sahip olanlara bile erişimi daha hassas bir şekilde kontrol etmesini sağlar.

4. BYOD İş Cihazları Kadar Güvenli Değil

Çalışanların kullandığı cihazların işveren tarafından tahsis edilen cihazlar olma olasılığı artık daha düşüktür. İşverene ait dizüstü bilgisayarlar ve telefonlar geleneksel olarak yönetilir, yamalanır ve güvenlik araçları ve politikaları ile güncel tutulur. Ancak, herkesin uzaktan çalışmasıyla birlikte, çalışanlar temel siber güvenlik  becerilerini unutabilir ve iş ağlarına veya uygulamalarına erişmek için kendi cihazlarını kullanmaya başlayabilir. 

Zero trust güvenliği, evde çalışanları iş cihazlarını yalnızca iş için kullanmaya zorlayamasa bile, ağ içindeki her noktada erişim kontrollerini zorunlu kılan temel “kimseye güvenme; her şeyi doğrula” kuralı nedeniyle güvenlik ihlali potansiyelini kontrol edebilir.

5. Siber Saldırıların Artışı

Sıfır güven mimarisi ile bu işletmeler daha iyi bir güvenlik duruşu oluşturabilir ve siber dirençli hale gelebilir. Böylece güvenlik ihlallerine karşı daha az savunmasız olacaklar ve mali ya da itibar zararlarını kontrol altına almak ve azaltmak için daha donanımlı olacaklardır.

6. Güvenlik Riskleri Artık Daha Yüksek

Siber saldırılar kullanıcı verilerini, müşteri verilerini, finansal verileri ve IP ve tescilli işlevler gibi temel iş bilgilerini yani değerli olabilecek her şeyi hedef alacak şekilde gelişti. Bu yüzden artık temel hükümet sistemleri, silahlar, nükleer enerji santralleri ve hatta seçimler bile risk altındadır. Riskler çok yüksek olduğu için, toplumun ve hükümetin her seviyesinde, sağlam ve esnek siber güvenlik stratejileri büyük önem taşımaktadır.

İster çok uluslu bir işletme ister bir devlet kurumu tarafından uygulansın, sıfır güven çerçevesi siber güvenlik duruşunu iyileştirecek ve siber dayanıklılığı artırarak olası bir ihlal durumunda kontrol altına alınmasını sağlayacaktır.

Domain Sorgulama